Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Tamer Yazar
Tamer Yazar
yazar5@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 113 defa okundu.

Öyle bir zaman ki İçinden geçip gittiğimiz

Yok…

Geçip gitmek kolay değil öyle !

Yaralanıyorsun…

Eksiliyorsun…

Hatta…

Parça parça kayboluyorsun…

Yol uzadıkça, BEN kalman da, KENDİN olman da zorlaşıyor…

Hayat gibi !

Çokça izlediğimiz, ama az biraz yaşayıp soluklandığımız ! Zaten Albert Camus da demiş ya… “‘Bir insan yaşamının yarısı, söylenmeyeni anlamakla, başını çevirmekle, susmakla geçer” diye !

Haklı !

Susuyoruz !

Susmamız istendiği için susuyoruz !

Duyduklarımıza, gördüklerimize, bildiklerimize en çok da…

Oysaki…

Duyduklarımıza sustukça, gördüklerimize körleştikçe, bildiklerimize sırtımızı dönüp gittikçe, daha çok eksiliyoruz o BEN denenden, KENDİMİZ denen gerçekliğimizden… Aslında OLUYORUZ bir şeyler de, o Ben dışında, KENDİMİZ denenden uzakta ama… NE oluyoruz, NEYE benziyoruz, bilmiyorum… OLAN’da, BENZEYEN’de durup da, gördüklerinden mutlu olan var mı, bunu da… Bildiğim tek şey; dünyanın, kötülük yapanlar yüzünden değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar, susanlar yüzünden tehlikeli bir yer haline geldiği !

O yüzden…

“Mantığının eleştirdiğini, merhametinin savunmasına izin verme” derim hep !

BUNA ZORUNLUYUM diyenlerimiz de var !

BAŞKA NE YAPABİLİRİM Kİ diyenlerimiz de !

ŞARTLAR BUNU GEREKTİRİYORDU diyenler de !

Yaşamak için bir kalıp sunulurken, balıklama o kalıbın içine atlamanın TEK ÇARE olduğunu sanırız genelde… Belki de, Karl Ove Knausgaard’in dediği gibiydik hepimiz, bir zamanlar…  Hani demiş ya, ‘İstediğim gibi yaşamak istiyordum, zorunda olduğum gibi değil’ diye !

İstediğim gibi bir hayat düşlerken, o TEK ÇARE hangi ara TEK seçenek haline geldi sahi ?

Bize SUS diyen o hallerimiz, hangi ara bedenimizi de, ruhumuzu da ele geçirdi ?

Gerçeğin yanından geçip giderken bize SUS işareti yapanlar, hangi ara hayatlarımızın işgal alanlarını bu kadar genişletti ?

Ne oldu da, yönetirken bize bahşedilen koca bir hayatı, YÖNETİLENLER olduk ?

Aslında, tüm bunları konuşurken, BİZ geldi aklıma, bu şehir geldi… Hatay’ın Defne ilçesinde, yıllardır binlerce insanın mağduriyet hikâyesini yazan bir belediye işletmesi geldi… Verilen SÖZLER geldi, UNUTTURULANLAR geldi, HALLEDERİZ’e bağlanan sohbetler geldi… Yapılan bir protesto gösterisinde, unutulan, unutturulan SÖZLER’in öfkeli yüzleri geldi… Çocuk-çocuk, genç-yaşlı onca insanın çağrısında, OLMAYANLAR geldi… Defne Değişim Hareketi’nin o OLMAYANLAR için söyledikleri geldi…

“Bugün, arıtma tesisinin önünde, halkın feryatları yeri-göğü inletti. Ama her seçimde sırtında taşıdığı, makam ve mevki sahibi yaptığı, sorunlarına çözüm beklediği CHP’li siyasetçilerin (birkaç kişi hariç) hiç biri burada yoktu.

Hatay Büyükşehir Belediyesi, AKP’nin yönetiminde olsaydı, bugünkü eylemde konuşma yapmak için sıraya girecek olan Milletvekilleri, aday adayları, Meclis üyeleri, ilçe başkanları neredeydiniz? YARIN HANGİ YÜZLE bu halkın karşısına çıkacaksınız? Ne diyeceksiniz?”

-

Susuyoruz, susmamız istendiği için en çok da !

Duyduklarımıza, gördüklerimize, bildiklerimize…

-

Dedik ya, bu da ondan…

OLMAYANLAR, ondan…

YARIN HANGİ YÜZLE denilenler de…