Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Tamer Yazar
Tamer Yazar
yazar5@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 44 defa okundu.

Düşünüyorum, Düşündüm! Oh Be, VARmışım...

Düşünme...

Sahi, ne düşünüyorsun ?

Niye düşünmeye ihtiyaç duyuyorsun ?

Düşünerek ne planlıyorsun peki ?

Düşünmendeki maksat ne ?

Ne var aklında ?

Dökül...

Bundayız belki de, DÖKÜL'de ! 

O kadar biriktik ki içimizde, dolduk... O kadar sustuk / susturulduk ki, çığlık olduk... TOKları sırtımızda taşımaktan öylesine yorulduk ki, YETTİ dedik... Derdimizi anlatmaya yetmeyen ifade özgürlüğümüzün kelepçeleri o kadar sıktı ki, İSYAN ettik... Bana verilmeyen, verilirken de gıdım gıdım verilenler, bir başkasına NE İSTİYORSA / NE KADAR İSTİYORSA verilirken yıllarca, sesimizi duyuramadık... Adaleti köşe bucak ararken, ama bulamazken, meğerse paylaşılmış, pay edilmiş, bunu gördük...

Saraçhane'den Maltepe'ye akan milyonların kalabalığı bundan, o birikmişlerin dökülmesinden...

Yok, bu ne son bir kaç haftada, ne son aylarda, ama son yıllarda birikenlerden...

Biriktikçe bizi daha da derine çekenlerden...

2 Nisan BOYKOT'unu VATANA İHANET suçu mertebesine çıkartma hallerini izledikçe, BU ADAMLAR BİZLERİN NE KADAR DOLDUĞUNU HALA ANLAMIYOR diyorum kendi kendime... Dökülenlere bakıp da halimizi anlayacakları yerde, döküldüğümüz için suçlanmaya başlamışız bu defa, Allah sonumuzu hayretsin diyorum en çok da...

Türkiye televizyonlarında konuşan iki isim izliyorum, TV kanallarında / gazetelerde boy gösteren, iktidar kanadının, hatta askerin / polisin bilebileceği şeyleri önceden kamuoyuyla paylaşan... Cem Küçük ve Rasim Ozan Kütahyalı ! PKK lideri Abdullah Öcalan için, serbest bırakıldığı anda Ankara'da nasıl bir evde tutulacağı bilgisinden, onun için izlenecek siyasi yol haritasına, her konuda söyleyecekleri bir şey var... Son zamanlarda, Savcının hangi isimleri gözaltına alacağına yönelik bilgiler de veriyorlar... Hatta o isimleri açık açık dile getirmekten korkmadan bunu yapıyorlar... Nasıl biliyorlar ? Bu bilgileri nasıl ediniyorlar ? Gizliliği olan bu detayların açıklanmasına neden kimse tepki vermiyor; Savcı / Polis / Asker / MİT nasıl oluyor da susuyor ve bu garip durumu onaylıyor ? Hatta durumu öyle bir hale getiriyorlar ki, BOYKOT'a ve eylemlere destek olan sanatçıları hedef alırken, açık açık HÜKÜMETE YAKIN KANALLARDA İŞ YAPMAYIN diyebiliyorlar, HERKES KENDİ MAHALLESİNDE ÖTSÜN diye de ekleyebiliyorlar !

Birileri buna HUKUK diyebilir, ama bizler CADI AVI diyoruz !

O açık açık altı çizilen MAHALLE kavramı da o avın sınırlarını belirliyor !

Oyuncular Aybüke Pusat (Teşkilat dizisinde oynuyor), Furkan Andıç (TRT'nin uluslararası dijital video platformu tabii'de yayınlanan "Muhabir" dizisinin başrol oyuncusu) ve Boran Kuzum (TRT'nin uluslararası dijital video platformu tabii'de yayınlanan "Bir Ruh Macerası" kadrosunda), bu ülkenin bilinen isimleri ve TRT dizi kadrolarından çıkarılıyorlar, o desteklerinden ve açıklamalarından dolayı... Siyasi olmakla suçlanıyorlar ! Siyasi bir partiye destek vermekle de... 

Peki, bu korku / gerilim türü filmin sonunda ne olacak ?

Anladık, KORKMALIYIZ tamam da, sonumuz ne olacak ?

Korkmamız ve yeniden susmamız isteniyor da, herkesin mutsuz olduğu bir ülke olduk, asıl bu ne olacak ? 

En çok da neye üzülüyorum, biliyor musunuz ? Eskiden, bayramlar BAYRAM gibiydi bu ülkede, şimdi öyle mi ? Bayramları bile mutsuz geçiriyoruz artık... Korkuyoruz, her günün bitişinden, yarından... 

Memleketim ve insanları bu kadar hüzünlüyken, bayram ne ki !

Oysa ki;

Bayram, özgürlüktü...

Bayram, demokrasiydi...

Bayram, hukuktu, adaletti...

Bayram, konuşmaktan korkmamaktı...

Ben yitirmedim, gerçek bayramlara dair umudumu yitirmedim...

Siz de yitirmeyin...