Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Tamer Yazar
Tamer Yazar
yazar5@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 113 defa okundu.

Ortak bir derdimiz var Hayatın bize diyecekleri var

Geçen gün bir arkadaşım bana bir mesaj atmış… “Lavaboya dökülmüş 1 litre kullanılmış yağ, 1 milyon litre içme suyunu, yani 15 kişinin bir yıllık içme suyunu İçilmez hale getiriyor…”

Korkutucu ama…

Hangimiz bunu umursuyor ki ?

“BEN” diyen ?

Tamam da, kaç kişi o BEN ?

Bunu anlamak için etrafınıza bir bakın !

Ne görüyorsunuz ?

Hayatı gelişine yaşayanları…
Bugün bitse de yarına geçsek, diyenleri…
Ama yarın gelince de diğer günü bekleyenleri…

Aslında,

“Hangi insanın derinine biraz inseniz, ortak bir dert karşılıyor sizi; anlaşılma isteği…” diyendeyim ! Ancak o anlaşılma isteğinin, içinde yaşadığımız hayatın kendisi için de geçerli olduğunu söyleyendeyim !

Düşünsenize,

…her gün kirlettiğimiz parkların dili olsa, ne söylerdi ?

…kullanılmış maskelerimizi savurduğumuz sokakların dili olsa, ne söylerdi ?

…daha çok beton, daha az ağaçla üzerini kapattığımız toprağın dili olsa, ne söylerdi ?

…her basit yanlışta tomar haline getirip de çöpe attığımız onca kağıt için, ağaçların dili olsa, ne söylerdi ?

…genetik oyunlarla kodlarını değiştirdiğimiz, kimyasal ilaçlarla tatlarını bozduğumuz sebze-meyvelerin dili olsa, ne söylerdi ?

…kulaklarına taktığımız küpelerle hayatlarını çözdüğünü sandığımız sokak köpeklerinin dili olsa, ne söylerdi ?

…dünün yorgun hikayelerini üzerlerinde taşıyan, onca tarihi emanete ev sahipliği yapan bu kentin dili olsa, ne söylerdi ?

… Derelerinin önüne setler çektiğimiz doğanın dili olsa, ne söylerdi ?

…Maden aramak için kestiğimiz her bir zeytin ağacının dili olsa, ne söylerdi ?


Haklısınız….
Söylemediler… !
Hiçbir şey söylemediler !

Çünkü onlar,

“Lügatında ne kadar çok kelime olursa olsun, kendini anlatmak için bazen sessizliği seçersin” diyende durdular !

Aslında,

Çok şey söylediler !
O kadar ki, yorgun düştüler !
Anlatmaktan değil, susmaktan !

Tüm o küsmüş hali de bundan değil mi, bu kentin ?
“Ben böyle miydim?” demiyor mu her defasında ?

Her deyişinde de susuyor…

Duysak mı ?

“…dili olsa, ne söylerdi?” dediklerimizi duysak mı ?

Barışsak,

…her gün kirlettiğimiz parklarla !
…kullanılmış maskelerimizi savurduğumuz sokaklarla !
…daha çok beton, daha az ağaçla üzerini kapattığımız toprakla !
…her basit yanlışta tomar haline getirip de çöpe attığımız onca kağıtla !
…genetik oyunlarla kodlarını değiştirdiğimiz, kimyasal ilaçlarla tatlarını bozduğumuz sebze-meyvelerle !
…kulaklarına taktığımız küpelerle hayatlarını çözdüğünü sandığımız sokak köpeklerle
…dünün yorgun hikayelerini üzerlerinde taşıyan onca tarihi emanete ev sahipliği yapan bu kentle !
… Derelerinin önüne setler çektiğimiz doğayla !