Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Tamer Yazar
Tamer Yazar
yazar5@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 135 defa okundu.

Biri TV kanalından Diğeri yazılı açıklamayla

Uzun yıllardır konuşulan, konuşulduğu kadar da tartışılan Vakıf İşhanı, en sonunda yıkıldı… Yıkılan İşhanı üzerindeki tartışmaları bir kenara bırakıp, en sonunda anlaştık… Yetmedi, ödenmesi gereken bedelleri üzerinden bir de protokole imza koyduk, bu kente ve insanına sözler verdik…

Bir tarafta Hatay Valiliği ve Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğer tarafta Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Antakya Belediyesi…

Ardından, ‘bu alanı ulusal / uluslararası bir yarışma ile hak ettiği peyzaja kavuşturalım’ dedik, bunun için elini taşın altını koyan Hataylı İşadamı İbrahim Seyfittinoğlu’nun koordine ettiği bir sürece şahitlik ettik, önemli isimlerden oluşturulan yarışma jürisinin ilk buluşmasını ise keyifle takip ettik…

Her şey yolunda derken…

Birden bire açıklamalar patladı !

Önce Büyükşehirden geldi ilk açıklama…

Alanda yaptırdığı tarama sonuçlarını paylaştı…

Hatta tespit ettiği tarihi eserleri kamuoyuna açıkladı…

Bu şartlarda, imzalanan protokolün işlevsiz kalacağını…

Bunu da, taraf olduğu kurumlara ilk elden değil, TV üzerinden hepimize yaptı…

Ardından, protokol uyarısı yapan Vakıflar Genel Müdürlüğü girdi devreye… Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin yaptırdığını iddia ettiği tarihsel saptamanın bilimsel sonuçlarını istedi, incelemek için… Bunu yaparken de, imza koyulan protokole işaret etti… Ama söz konusu ‘tarih bulduk’ açıklamasına rağmen, “Söz konusu parsellerin 3. derece arkeolojik sit alanında yer almasından kaynaklı olarak, riskli iki adet yapının tabanında jeoradar yöntemiyle arkeolojik bulgunun olup olmadığı araştırılmış, 2014 yılında yapılan jeoradar görüntüleme raporunda bu hususta belirgin bir bulguya rastlanılmamıştır” diyerek de, “KİM DOĞRU SÖYLÜYOR” kısmında herkesi beklemeye aldı…

Şimdi burada duralım !

Sahi, ne görüyoruz ?

Ne dinliyoruz ?

Ben söyleyeyim !

Vali Rahmi Doğan başkanlığında bir protokole imza koyan ve bir yol haritası çizen kurumların başındakiler, anlaşmazlıklarını ve konuya dair muhalif duruşlarını, kurumsal iç yazışmalar ya da yüz yüze görüşmeler yerine, kamuoyu üzerinden halletmeye ya da TARAFTAR toplamaya çalışıyor !

Tamam da, neden bu yol izleniyor ?

TV kanalı ya da basın açıklamaları üzerinden konuşmak yerine, bunu vatandaşa yansıtmadan çözme yoluna NEDEN gidilmiyor ?

“Biz, Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak sürecin hızlandırılmasını, Belediyenin de yapılan protokole uymasını umuyoruz” deyişindeki kırgınlıkta durmak da lazım ama… Bana gelen bir başka bilgi daha var ! Hatay EXPO Projesi için kaynaklarını zorlayan ve bu konuda da Ankara’dan umduğunu bulamayan, zaman açısından da sıkışan Büyükşehir Yönetimi’nin, Vakıf İşhanı için ayırmak zorunda kaldığı parayı EXPO alanına kanalize etmeye çalışması, gibi bir bilgi !

Yaratılan tartışma buna mı dair ?

“Ben, Hatay halkının 27 Milyonunu bu şartlarda buraya veremem!” diyen Büyükşehir Yönetimi’nin, Vakıflar’ın YOK dediği ama kendisinin “4-5 metre altta tarih bulduk” söylemi de buna mı dair ?

Sizi bilmem ama, gelinen noktada bir şey öğrendik…

Kurumsal koordinasyon karnemiz, SIFIR !

Sorunları konuşabilme becerimiz, SIFIR !

Tarihe bakış açışımız/bilgimiz, SIFIR !

Takım oyunu skor hanemiz, SIFIR !

Açıkçası… Buraya bir İşhanı yapma ve getirisi ile de hayır işlerini devam ettirme gayreti içine giren Vakıflar’ı bir dönem sıkça eleştirenlerin, hatta konuyu ÇEVRE/TARİH üzerinden vatandaş gündeminde sıcak tutanların asıl gayesinin de ÇEVRE/TARİH olmayıp, ama bu alandan PARA kazanma olduğunu da öğrendik, ki Vakıflar’a haksızlık etmişiz, bunu da anladık !

Anlayacağınız, hepimize KOCAMAN bir SIFIR !

SINIFTA KALDIK !