Avrupa için mi Birbirimiz için mi
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından hazırlanan bir rapor üzerinden yapılan ankete göre… Avrupalılar, Türkiye'yi, Rusya ve Çin'den daha büyük bir tehdit unsuru ve sorun olarak görüyormuş !
+18 bir siyaset…
Öfkeli bir Ankara dili…
Ağır aksak bir demokrasi…
Adaleti tükenmiş hukuk ve yargı…
Hak ve özgürlükler karnesinde kırıklar…
Kadına şiddetin çığlığında kaybolanlar…
Geriye alınan bir İstanbul Sözleşmesi…
Mafya babası ile ortaya saçılanlar…
İddialar, iftiralar, sert gerçekler…
Yandaşlığın kurumsal hali…
Satılık/Kiralık kalemler…
Daha fazlası…
Çok daha fazlası…
O zaman konu da, soru da Avrupalılardan önce bizleriz !
Sahi, bu ülkede yaşayan bizler, birbirimiz için bir TEHDİT miyiz ?
Yarattığımız ÖFKE ve NEFRET dilinin kurbanı olan Deniz Poyraz, bu TEHDİT hikayesinin SON (!) kurbanı mı ?
PKK’nın kaçırdığı söylenen çocukları için NÖBET tutan ANNELER için polis koruması verirken ve mücadelelerini KUTSAL sayıp DEVLET nazarında onurlandırırken, benzer bir taleple toplanan ve KAYIP çocuklarına olan özlemlerini dile getiren CUMARTESİ ANNELERİNİ polis kordonuna alan, hatta polis eliyle eylemlerini sonlandıran, onları dinlemeyen bir başka DEVLET algısı yaratan bizler, bu hikayenin kurbanları mıyız ?
Haklısınız…
Kurban verdiğimiz şey sadece birbirimiz değiliz !
Güven de o KAYIPLAR arasında !
Sisteme, mesleğe, siyasete…
En çok da GERÇEK denene…
Mesela BİZLER !
Gazeteci DENENLER !
Ama konu, o BİZLER dışında olanlar, YANDAŞ diye tabir edilenler… Sistemle iyi geçinen, karanlık odakların aydınlığa çıkamayan yüzleri ile iç içe olanlar, ki Sedat Peker’le beraber, o karanlık yüzlerle yan yana, kol kola ilerleyenlerin “BEN ASLINDA…” diye başlayan temize çıkma çabasındaki cümlelerini dinliyoruz son birkaç haftadır !
Bir Gazeteci arkadaşım özetlemiş, o “BEN ASLINDA…” diye başlayan cümle sahiplerini !
Demiş ki ;
-
Ekran önünde en milliyetçi,
en mukaddesatçı gazeteciyi oynayıp,
arka planda maddi çıkara dayalı bir güç
mücadelesinin parçası olmak,
güç odaklarıyla siyasetçiler arasında mesaj taşımak,
para pazarlıklarına dalmak,
görevi yolsuzlukları ortaya çıkarmakken,
o yolsuzluklardan komisyon almak…
-
Evet…
Medyayı, iktidarı denetleyen dördüncü kuvvet olarak gören bir memlekette, “Her meslekte böyleleri çıkabilir…” deyip de ES mi geçsek yaşananları, yoksa zor olanı tercih edip, TEMİZLENSEK mi ?
Haklısınız !
Nasıl ?
Bu kadar kirliyken, NASIL ?
Bu kadar yaralıyken, NASIL ?