CHP Hatay Milletvekili Av. Servet Mullaoğlu, yaptığı açıklamada Türkiye'nin Ortadoğu halklarıyla olan tarihi ve kültürel bağlarına dikkat çekerek, dış politikaya yönelik eleştirilerde bulundu.

Milletvekili Mullaoğlu, Çanakkale’de omuz omuza savaşan Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelen atalarımızın mezar taşlarında Diyarbakırlı, Halepli, Konyalı isimlerinin yan yana yazılı olduğuna vurgu yaparak, “Bu topraklarda hepimiz kardeşiz” dedi. Mullaoğlu, Anadolu halklarının ortak geçmişini ve birlikteliğini vurgulayarak, siyasi sınırların bu bağları değiştiremeyeceğini belirtti. “Biz kardeşiz! Anadolu’nun karnından doğmuşuz. Daha sonra çizilen siyasi sınırlar, ortak tarihimizi, kültürümüzü ve akrabalık bağlarımızı değiştirmez. Biz Ortadoğu’daki halklarla kardeşiz ve dolayısıyla Orta Doğu’da yaşanan acılar İstanbul’dakileri, Konya’dakileri, İzmir’dekileri de yakmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘BU TOPRAKLAR ARTIK ACIYA VE KAVGAYA TAHAMMÜLSÜZ’
Türkiye ve bölge ülkelerinin uzun yıllardır süregelen savaş, çatışma ve insani krizlerden büyük zarar gördüğünü belirten Mullaoğlu, “Bu topraklar acıdan, kavgadan çok yoruldu. ‘Barış’ kelimesinin bile dillendirilmesi büyük umutlar yaratmaktadır. Barışın bereketi ve güzelliği vardır. Hep birlikte güzelliğe doğru yürümeliyiz” diyerek, Türkiye’nin barış odaklı politikalar geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİ: ‘YANLIŞ SURİYE POLİTİKASI TÜRKİYE’Yİ ZAYIFLATIYOR’
Mullaoğlu, hükümetin Suriye politikasına yönelik eleştirilerde bulunarak, bu politikaların Türkiye’yi uluslararası alanda zor duruma soktuğunu dile getirdi. “Hükümetin yanlış Suriye politikası yüzünden bugün Trump, Gazze’yi bir emlak ister gibi istemektedir” diyen Mullaoğlu, Türkiye’nin bölgede daha akılcı ve barışçıl bir diplomasi yürütmesi gerektiğini ifade etti. Suriye’de yaşanan çatışmalara yönelik toplumsal duyarsızlığa da dikkat çeken Milletvekili, mezhepsel ve etnik ayrımlara karşı uyardı: “Suriye’de katledilenlere ‘Alevi’ ya da ‘Nusayri’ diyerek kayıtsız kalmak, Türkiye’yi gönülden ikiye bölmek demektir. Nasıl ki ‘Filistin Davası’ hepimizin ortak meselesiyse, ‘Suriye’ de hepimizin ortak meselesi olmalıdır. Oradaki katliamları durdurmak için bütün siyasi partiler bir araya gelmeli ve Türkiye Cumhuriyeti’nin büyüklüğüne ve barışçı misyonuna yakışır şekilde müdahil olmalıdır.”
‘BU ÜLKE ELEŞTİRİYLE YIKILMAZ’
Türkiye’de eleştiri kültürünün giderek baskı altına alınmasına da değinen Mullaoğlu, hükümetin siyasi rakiplerine karşı kumpaslar kurarak ülkeyi yönetmeye çalıştığını savundu. “Bu ülkeyi Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle birlikte kurduk ve birlikte yüceltmekle mükellefiz! Konuşan herkesi içeri atıyorsunuz. Bu ülke eleştirmekle yıkılacak kadar küçük bir ülke değildir! Siyasi rakiplerinize kumpaslar kurarak, bu ülkeyi büyütemezsiniz!” dedi. Türkiye’nin güvenlikçi politikalar yerine özgürlükçü politikalara yönelmesi gerektiğini belirten Mullaoğlu, yapılan her eleştirinin kıymetli olduğunu ve özgüvenle bu eleştirilerden yararlanılması gerektiğini söyledi. “Türkiye’nin önünü açın. Siz yapmazsanız ilk seçimde biz yapacağız ve büyük Türkiye’yi yaratacağız!” ifadeleriyle açıklamasını noktaladı.